Öğretmenlik her zaman dünyanın en zorlu ve en yalnız mesleklerinden biri olmuştur. Bir öğretmen her sabah otuz farklı öğrenciyle dolu bir sınıfa girer; her biri farklı bir yerde, her biri farklı bir şeye ihtiyaç duyar, ama elde yalnızca tek bir ders, tek bir zaman dilimi ve iki el vardır. Atakan Özkaya, 5.000 saatlik birebir ders deneyiminde bu boşluğu defalarca gördü: ilerleyen öğrenciler, bireysel ilgi almaya şanslı olanlardı. Geride kalanlar ise yalnızca bu şansı yakalayamamış olanlardı.
İşte Madlen bu boşluktan doğdu. Sınıftaki öğretmenin yerini almak için değil, her öğretmene gerçekten her öğrenciye ulaşmayı mümkün kılacak desteği vermek için. Bugün dünya genelinde binlerce eğitimci, Madlen ile saniyeler içinde ders planlıyor, kendi öğretim programına uygun içerikler oluşturuyor ve her öğrencinin ilerlemesini anlık olarak takip ediyor. Teknoloji neyin mümkün olduğunu değiştirdi. Arkasındaki inanç hiç değişmedi.







